Olay, akşam üstü saatlerinde İncekaya Kanyonu üzerinde bulunan cam seyir terasında meydana geldi. 2012 yılında inşa edilen, 11 metre uzunluğundaki Türkiye’nin ilk cam seyir terasına gelen Gazi Üniversitesi öğrencisi Emine I.K, iddiaya göre bir süre çevreyi izledikten sonra sırt çantasını yere bıraktı. Genç kız, çevrede kimsenin olmadığı bir anı kollayarak kendisini 80 metre yükseklikten boşluğa bıraktı.
Genç kızın atladığını görenlerin ihbarı üzerine olay yerine jandarma, AFAD, UMKE, itfaiye ve sağlık ekipleri geldi. Ekiplerin yaptığı kontrolde, Emine I.K’nın yaşamını yitirdiği belirlendi. Olay yerinde yapılan incelemelerin ardından Emine I.K’nın cansız bedeni, sedyeyle kanyondan çıkarılarak Safranbolu Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.
Safranbolu Cumhuriyet Savcılığı ve Jandarma olay hakkında geniş çaplı soruşturma başlatırken, cam teras da bulunan güvenlik kameraları da incelemeye alındı.
Adalet Bakanı Akın Gürlek, Diyarbakır’da çeşitli temaslarda bulundu. Valilikteki toplantının ardından Bakan Gürlek, Van’a üniversite eğitimi görmek için giden ve 18 gün sonra cansız bedeni bulunan 21 yaşındaki Rojin Kabaiş’in ailesiyle bir araya geldi.
Bakan Gürlek, anne Aygül Kabaiş ve Rojin’in kız kardeşi Elif Kabaiş’e dosyanın son durumunu anlattı ve ailenin taleplerini dinledi. Gürlek’in, uzun süredir aileye gönderilen tehdit mesajlarına ilişkin gerekli güvenlik önlemlerinin sağlanacağını ifade ettiği öğrenildi. Ayrıca tehdit mesajı gönderen kişilerden birinin yurt dışında yakalandığı bilgisinin de aileyle paylaşıldığı belirtildi.
Olay, İsa Divanlı Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, mahalle sakinleri uzun süredir boş olduğu belirtilen iki katlı metruk binada hareketsiz yatan bir kişiyi fark ederek durumu yetkililere bildirdi.
İhbar üzerine olay yerine sevk edilen emniyet ve sağlık ekipleri, binaya girdiklerinde bir erkeğin hayatını kaybettiğini belirledi. Olay yeri inceleme ekiplerinin yaptığı çalışmaların ardından ceset, kesin ölüm nedeninin belirlenmesi ve kimlik tespiti için Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı.
Polis ekipleri olayla ilgili geniş çaplı soruşturma başlattı.
İzmir’in Balçova ilçesinde Eren Bigül tarafından polis merkezine düzenlenen, 3 polis memurunun şehit olduğu saldırıya ilişkin 7’si tutuklu 13 sanığın yargılanmasına İzmir 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde başlandı. Eren Bigül, babası Nuhver Bigül ve annesi A.B.’nin dışındaki sanıkların dosyalarının ayrıldığı belirtildi. Duruşmaya tutuklu sanıklar ile müştekiler ve taraf avukatları katıldı.
EREN BİGÜL
Duruşmada ilk olarak Eren Bigül’e söz verildi. Bigül, “Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etmedim. Silahlı terör örgütüne üye değilim. Ölenlere bir savunmam yok. Yaralı polisi öldürmeye teşebbüse bir şey demem. Elinden yaralanan polisi bilerek yaralamadım. Bıçak bulunduruyordum, itirazım yok. Etkin pişmanlık istiyorum, indirim istiyorum. DEAŞ ile bağlantım yok ama seviyorum. DEAŞ’ın Türkiye yapılanması hakkında bilgim yok ama faaliyetlerini internetten izliyordum. Bağdadi’nin videolarını izliyordum. Bir paylaşımında, ‘Türkiye’ye saldırın’ diyordu. O yüzden yaptım. Kimseden talimat almadım” dedi.
‘TÜFEK FİŞEKLERİNİ BABAMLA ALMAYA GİDİYORDUK’
Mahkeme başkanının, “Eylemi yaparak ne elde etmek istedin” sorusuna Eren Bigül, ” Anne ve babamın düşüncelerimden haberi yoktu, arkadaşlarımın ise vardı. Silah kullanmayı havalı tabancalarla öğrendim. Evde yarı otomatik av tüfeği, av tüfeği ve havalı tabanca vardı. Ailem bıçak aldığımı biliyordu. Tüfek fişeklerini babamla almaya gidiyorduk. Evde bulunsun diye ‘domuz fişeği’ almıştık ama benim aklımda böyle şeyler yaz aylarından itibaren vardı” diye konuştu.
EVDE BOMBA YAPMIŞ
Evde bomba yaptığını da anlatan Bigül, “Oturup nasıl yaparım diye düşünüp, bomba yapıyordum. Çünkü internette yapımı pek yok. Olayda kullanmak için yapmayı düşündüm. Ağustosta bir şeyler yapmaya karar vermiştim ama nereye yapacağımı bilmiyordum. Aklıma fuar geldi, barlar geldi ama keşif yapmadım. Gece bir şeyler yapacaktım ama uyuyakalmışım. Sabah uyanıp daha önceden hazırlamış olduğum çantamı alıp dışarı çıktım. Sonra saldırmaya başladım. Elinde silah olmayan kimseye ateş etmedim. Olay günü ve saatini özel olarak seçmedim. Sosyal medya paylaşımlarını ağustos ayında planlamıştım. Ailemin hiçbir ilgisi yok, zaten onlar da kafir” ifadelerini kullandı.
‘OYUN OYNARKEN GÖRDÜĞÜ SİLAHLARI İSTİYORDU, BEN DE ALIYORDUM’
Eren Bigül’ün ardından babası tutuklu sanık Nuhver Bigül’e savunma için söz verildi. Bigül, “Bunları söylerken utanıyorum. Oğlumun böyle bir şey yapacağını bilseydim engel olurdum. Anayasal düzene karşı değilim. Oğlum namaz kılardı ama terörist düşüncede olduğunu bilmiyordum. DEAŞ’la ilgili izlediği videolara tanık olmadım. Öğretmenleri beni okula çağırıp, oğlumun radikal olduğunu söylediler. Ben de farkında olduğumu söyledim. Öğretmenine de bunları söyledim. Oğlumun astımı olduğu için dağa çıkardık. Onu ava götürüyordum ve ormanda kuş avlıyorduk. İnternette oyun oynarken gördüğü silahları istiyordu, ben de alıyordum. Evdeki tüfek fişeklerini darbe zamanı ben aldım. Yine olursa devletin yanında olmak için. Boncuk atan tabancayı ise eşim işe giderken yanında olsun diye aldım. Aslında çok milliyetçi bir çocuktu. Oğlum uçaksavar ve benzer silahlar istedi” dedi.
ANNE SUÇLAMALARI REDDETTİ
Duruşmada söz verilen tutuksuz sanık Eren Bigül’ün annesi A.B., olayla ilgisinin bulunmadığını belirtip, “Çocuğumun işlediği bu suçtan dolayı çok utanıyorum. Hiç bilmediğim olaylar karşısında savunma yapıyorum ve ne diyeceğimi bilmiyorum. Oğlumu DEAŞ videoları izlerken gördüm ve ona kızdım, uyardım. Evime hiçbir zaman silah girmesini istemedim. Evde kar maskesi takardı, özel harekatlara çok özenirdi. Silah kullanmayı babası öğretti” ifadelerini kullandı.
‘MİLLİYETÇİLİĞİN ARKASINA SIĞINMASINLAR’
Saldırıda yaralanan polis memuru Murat Dağlı, sanık anne ve babanın mağdur edebiyatı yaptığını belirtip, “Babası onu nasıl yetiştireceğini biliyor. Sakın milliyetçiliğin arkasına sığınmasınlar. Çocukları bu hale geliyor, öğretmenleri uyarıyor ama aile hiçbir önlem almıyor. Çocukta hiçbir pişmanlık belirtisi yok. Beni vururken, ‘tekbir’ getirerek bağırdı. Ben yaptığı atışla yaralandım, sonra ona ateş ettim. Ben belki sakat kalacağım ama yaşanan acıların yanında benim durumumun hiçbir önemi yok” diye konuştu.
‘BABASI BU YAŞTA NASIL SİLAHA TEŞVİK ETMİŞ’
Duruşmada söz verilen şehit polis memuru Hasan Akın’ın eşi Şule Akın ise “Eşimin silahı ve 2 kızı var. Eşim, polis olduğu halde görev silahını kasada saklardı. Biz çocuklarımızı bu şekilde korurken sanığın babası bu yaşta nasıl silaha teşvik etmiş? ifadelerini kullandı.
MAHKEMEDEN TUTUKLULUĞA DEVAM KARARI
Savunmalar ve beyanların ardından mütalaa sunan iddia makamı, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamı ve tutuksuz sanık A.B.’nin tutuklanması yönünde görüş bildirdi. Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, şüphelilerin mevcut tutukluluk hallerinin devamına hükmetti. Heyet ayrıca şüpheli E.B. için Adli Tıp Kurumu’ndan rapor aldırılmasına ve tanıkların dinlenilmesine karar vererek duruşmayı 28 Temmuz’a erteledi.
Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı Denizli’nin güneyinde saat 19.30’da 3.7 büyüklüğünde bir depremin meydana geldiğini bildirdi. Sarsıntı yerin 11.71 km derinliğinde gerçekleşti.
#DEPREM Büyüklük:3.7 (Ml) Yer:Güney (Denizli) Tarih:2026-03-10 Saat:19:30:06 TSİ Enlem:38.08972 N Boylam:28.97694 E Derinlik:11.71 km Detay:https://t.co/CVqQyGiJGF@afadbaskanlik
Türkiye’den Gazze’ye uzanan bu sanatsal bakış, farklı şehirlerden birçok sanatçıyı bir araya getirdi “Gazzeli anne ve çocuklar için dünyaya sanatınla ses ver” mottosuyla sanatseverlerle buluştu. Hilalin Işığında sergi sanatseverlerle buluştu. Sergide, farklı sanat dallarından ve her yaştan 300 sanatçının eseri yer aldı. Ayrıca Filistinde katledilen 20 bin kadının isminin bulunduğu pankartta sergideki yerini aldı.
“Hilalin Işığında” Gazzeli anneler ve çocukları için dünyaya sanatla ses ver karma sanat sergisi Atatürk Kültür Merkezi’nde TBMM Başkanı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş tarafından törenle açıldı. Tören öncesinde konuşan Numan Kurtulmuş, “Arkadaşlarımızın da ifade ettiği gibi, daha önce Türkiye Büyük Millet Meclisi Şeref Salonu’nda gerçekleştirilen fevkalade değerli bir serginin devamını bugün burada AKM’de açıyoruz.
Kızılay, Türkiye’nin sadece bir sivil toplum kuruluşu değil, aynı zamanda Türkiye’nin kültürel diplomasisinin dünyanın her yerinde görünen en önemli unsurlarından birisidir. Kızılay kuruluş olarak milletimizin, aziz milletimizin merhametinin, yardımlaşmasının, dayanışmasının, mazlumlara elini uzatabilme kabiliyetinin dünyanın her yerinde yansıyan önemli kuruluşlarından birisidir. Kızılay’ın bütün bu çabaları, milletimizin gönlündeki insani ve manevi değerlerin bütün dünyadaki halklara yansıması olarak kabul edilmeli, öyle telakki edilmelidir. Kızılay’da yıllardır, on yıllardır yaşanan haksızlıkların, işgallerin, Filistin halkına karşı yapılan zulmün ve baskının, onların ihtiyaçlarını karşılama noktasında en görünür savunuculardan birisi de hiç şüphesiz Türk Kızılay’ıdır. Bundan dolayı da Filistin davasına vermiş oldukları bu görünür destekten dolayı da Kızılay’a yürekten teşekkür ediyorum.
“FİLİSTİN DAVASI MİLLETİMİZ İÇİN MİLLİ BİR DAVADIR”
Kurtulmuş, “Filistin davası bizim milletimiz için milli bir davadır. Filistin davası uzakta, yardım edilmesi gereken dost ve kardeş coğrafyadaki bir halkın meselesi ve acısı olmanın çok ötesinde milletimizin en önemli milli meselelerinden birisidir. “Bu kadar çok Filistinle niye ilgileniyorsunuz?” diyorlar. Filistinle ilgilenmek, Filistin davasını bir milli mücadelenin parçası olarak görmek Türk milletinin milli mefkuresinin bir parçasıdır. Filistin sadece Mescid-i Aksa dolayısıyla, yani ilk kıblemiz olan kutsal mekan dolayısıyla değil; her karışında ecdadın ayak izleri olması dolayısıyla da bizim milli davamızdır. Bugün onun için kim unutursa unutsun, dünyanın bütün milletleri sırt çevirirse çevirsin, bizim milletimiz asla Filistin davasına sırt çevirmeyecek, asla Filistin halkını hiçbir şart altında yalnız bırakmayacaktır.
“FİLİSTİNİ SAVUNMAK İSTANBUL’U, KIBRIS’I VE ANKARA’YI SAVUNMAK GİBİDİR”
Kurtulmuş, “Filistin’i savunmak İstanbul’u savunmak gibidir. Kıbrıs’ı ve Kudüs’ü savunmak Ankara’yı savunmak gibidir. Dolayısıyla bu milli bilinçle hareket etmek ve bu mücadeleyi sonuna kadar sürdürmek zorundayız. Şundan da hiç şüphemiz yoktur; şartlar ne kadar ağır ve tersi gibi görünse de Allah’ın izniyle bir gün nehirden denize özgür bir Filistin mutlaka kurulacak, başkenti Kudüs olan bir Filistin devleti var olacaktır. Bu sadece bir temenni değil, sadece bir siyasi retorik değil; aynı zamanda dünya siyasetinin bir realitesidir. Bu uğurda çalışacağız” dedi.
HAKLI OLAN DAVA FİLİSTİN DAVASIDIR FİLİSTİNLİLER MUTLAKA KAZANACAKTIR”
Kurtulmuş, “Özellikle Gazze’de yaşanan gelişmeler bir taraftan baktığımızda büyük insani felaketleri ortaya çıkardı. Büyük gerçekten acıların, soykırımın, ufacık insanların… arkadaşlar şurada söylediler yukarıda; Gazze şehitlerinin, Filistin şehitlerinin isimleri yazıldı. Toplam 20 bin kadının ismi orada var. Her gün biz burada konuşurken sadece Gazze’de değil, Batı Şeria’da da Filistinlilerin katledildiğini biliyoruz, onların hayattan koparıldıklarını biliyoruz. İsrail’in siyonist, sapkın ideolojiye sahip yönetimi arkasına dünyanın en büyük ordusunu almış olabilir; bu orduları da Orta Doğu coğrafyasına getirmiş olabilir. Ne yaparlarsa yapsınlar haklı olan bir dava mutlaka kazanır. Haklı olan dava Filistin’in davasıdır, Filistinlilerin davasıdır ve mutlaka kazanacaktır.” şeklinde konuştu.
Kurtulmuş, “Bu anlamda sanat dünyasında sizlerin vermiş olduğunuz bu katkılar da oldukça mütevazı görünse de sonunda insanlık için atılmış, Filistin’in başarısı için atılmış önemli adımlardır. Burada her bir tabloda ortaya koyduğunuz göz nurunuz, alın teriniz sizlerin aynı zamanda Cenab-ı Allah’ın katında bu davaya emek verenlerin, destek verenlerin böyle nasıl levhaya yazıldıysa yazılı listelerde yer almanızı sağlayacağından hiç şüpheniz olmasın. Allah emeklerinizi, verdiğiniz bu mücadeleyi mübarek kılsın. Her birinize bu çabanız dolayısıyla çok teşekkür ediyorum. Buradan İstanbul’dan, AKM’den şu anda Türkiye’deki her sözü yakinen takip eden, buradan giden her olumlu sözü kendileri için bir zafer muştusu olarak kabul eden Filistinli kardeşlerimize de selamlarımızı, saygılarımızı, onlarla dayanışma içerisinde olduğumuzu, onları hiçbir zaman yalnız bırakmayacağımızı bilmelerini isteyerek dualarımızı ifade ediyor; saygılarımızı ve selamlarımızı sunuyorum. Efendim çok teşekkür ediyoruz. Bu vesileyle bütün sanatçı arkadaşlarımıza yürekten teşekkür ederim. Allah razı olsun, emeğiniz var olsun. Hepinize hayırlı günler dilerim.
HACER SÖNMEZ ÖNCÜLÜĞÜNDE ‘HİLALİN IŞIĞINDA SERGİ AÇILDI
İlk olarak Tezhip Sanatçısı Hacer Sönmez öncülüğünde 2024 yılının Ocak ayında “Filistin İçin Açan İstanbul Laleleri” sergisiyle başlayan sanat yolculuğu büyüyerek devam etti. Tük Kızılay İstanbul Kadın Birim Başkanı Ayşe Varank Arslantürk’ün desteği ile yeni bir boyut kazanan “Hilalin Işığında” sergi dizisinin ilki ise 6 Kasım 2025’te Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde açıldı.
MİLLETVEKİLİ SENA NUR ÇELİK KANAT’IN ANNESİ 3 ESERLE KATILDI
Sergide ayrıca İstanbul Milletvekili Sena Nur Çelik Kanat’ın annesi Hande Çelik’in yaptığı 3 eser de yer aldı. Hande Çelik eserleri yaparken Yaşanan zulmü sanatla kalıcı kılıp gelecek nesillerin görmesi için tarihe miras bırakmak istediğini söyledi. Hande Çelik, “Bu zulüm unutulmasın ve bir daha yaşanmasın diye bir anne duygusuyla ve gözyaşları ile bu resimleri yaptım” dedi.
300 SANATÇININ ESERİ SERGİDE YER ALDI GELİRİ GAZZE’YE BAĞIŞLANACAK
Türkiye’den Gazze’ye uzanan bu sanatsal bakış, farklı şehirlerden birçok sanatçıyı bir araya getirdi. 52 sanatçı ile başlayan sergi dizisi 250 sanatçıya kadar ulaştı. Geleneksel ve modern sanat alanında üretim yapan sanatçıların bağışladıkları eserler, “Gazzeli anne ve çocuklar için dünyaya sanatınla ses ver” mottosuyla sanatseverlerle buluştu. Hilalin Işığında sergi Atatürk Kültür Merkezi’nde açıldı. ve 1 hafta boyunca sanatseverlerle buluşmaya devam edecek. Sergiden elde edilen gelir ise Gazze’ye bağışlanacak. 2023 yılından bu yana kitlesel soykırıma maruz kalan Gazze’ye destek olmak için hayata geçirilen ahlamlı sergi Atatürk Kültür Merkezi’nde sanatseverlerin izlenimine açıldı. Bir hafta açık kalacağı kaydedildi.
Olay, Gülabibey Mahallesi Bağcılar 36. Sokak’ta bulunan 3 katlı binanın 3. katında meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, M.A’ya ait dairede devrilen benzin bidonunun, yanan sigarayla temas etmesi sonucu yangın çıktı. İhbar üzerine olay yerine polis, itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi.
Yangın, ev sahipleri tarafından kendi imkanlarıyla söndürülürken, S.A. ayaklarından yaralandı, M.A. ve İ.A. ise dumandan etkilendi. Yaralılar, sağlık ekiplerinin olay yerindeki ilk müdahalesinin ardından Hitit Üniversitesi Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı. İtfaiye ekipleri tarafından soğutma çalışması yapılan dairede maddi hasar meydana geldi.
Aksaray’da Habip Emre Yıldırım (38), boşanma aşamasında olduğu eşi Gamze Yıldırım’ı (35) mezarlıkta av tüfeğiyle vurarak öldürdü. Ortaköy ilçesine bağlı Oğuzlar köyünde dün öğle saatlerinde meydana gelen olayda, Gamze Yıldırım ve ablası Beyaz Çakmak (48) bayram nedeniyle mezarlık ziyaretine gitti. Bu sırada mezarlığa gelen Habip Emre Yıldırım, tüfekle eşine ve ablasına ateş edip kaçtı. İhbarla adrese jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi. Bir süredir ailesinin yanında eşinden ayrı yaşayan talihsiz kadının olay yerinde hayatını kaybettiği belirlendi. Yaralanan Beyaz Çakmak ise hastaneye kaldırıldı. Cani koca jandarma ekiplerince kısa sürede yakalanarak gözaltına alındı.
Katar-Türk Birleşik Müşterek Kuvvet Komutanlığı bünyesinde görev yapan ve eğitim faaliyetleri sırasında meydana gelen helikopter kazasında şehit olan Hava Savunma Binbaşı Sinan Taştekin, Isparta’da son yolculuğuna uğurlanacak. Şehit Binbaşı Taştekin için, 24 Mart Salı günü ikindi namazına müteakip 15 Temmuz Cumhuriyet ve Demokrasi Meydanı’nda (Isparta Valiliği önü) cenaze töreni düzenlenecek. Şehit Binbaşı Taştekin’in cenazesi, kılınacak cenaze namazının ardından Isparta Şehitliği’nde toprağa verilecek
Olay, Çankırı’nın Ilgaz ilçesi Yukarımeydan köyünde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, köyde bilinmeyen bir sebeple yangın çıktı. İki evi saran alevleri gören vatandaşlar durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi.
İhbar üzerine olay yerine itfaiye, orman ve jandarma ekipleri sevk edildi. Olay yerine gelen ekipleri yangını söndürmek için çalışma başlattı.