Program kapsamında; İzmir Cumhuriyet Başsavcısı Ali Yeldan, ceza infaz kurumlarından sorumlu Cumhuriyet Başsavcıvekili Aydoğan Sansak ile Komisyon Başkanı AK Parti Adıyaman Milletvekili Mustafa Alkayış ve komisyon üyesi milletvekilleri Ömer Faruk Hülakü, Mustafa Yavuz, Kadri Enis Berberoğlu, Adem Yıldırım, Mustafa Bilici, Ahmet Gökhan Sarıçam, Ahmet Salih Dal, Naci Şanlıtürk ve Sibel Suiçmez katılım sağladı.
CEZA İNFAZ KURUMLARI İNCELENDİ
Heyet tarafından gerçekleştirilen ziyaretler kapsamında; İzmir 1 No’lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu, İzmir 2 No’lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu, Buca Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu ile Buca Açık Ceza İnfaz Kurumları yerinde incelendi. Gerçekleştirilen incelemelerde, ceza infaz kurumlarının işleyişi, hükümlü ve tutukluların hakları ile kurumların fiziki ve idari yapısına ilişkin değerlendirmelerde bulunuldu.
Ünlü şarkıcı ve müzisyen Günay Naiboğlu’nun Balıkesir’de bulunan arsasında kaçak yapılaşmaya gittiği ortaya çıktı. Marmara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianameyle ünlü müzisyen Günay Naiboğlu’nun, Balıkesir’in Marmara ilçesinde bulunan arsasına ruhsatsız yapı inşa ettiği gerekçesiyle “imar kirliliğine neden olmak” suçundan yargılandığı ortaya çıktı. Geçtiğimiz 21 Mart tarihinde Marmara Belediyesi ekiplerince yapılan kontrolde, söz konusu parselde tamamen ahşaptan oluşan ve dış kaplaması bitmiş tek katlı bir yapının ruhsatsız şekilde inşa edildiği tespit edildi. Bilirkişi raporunda yapının ahşap kaplama olduğu, pencerelerinin takılı olduğu ve yapı bütünlüğü itibarıyla ruhsata tabi nitelikte bulunduğu belirtildi.
5 YIL HAPSİ İSTENİYOR
İddianamede, Çevre Şehircilik Müdürlüğü ve Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Müdürlüğünden gelen yazılar ışığında parselin herhangi bir koruma alanı içinde olmadığı, ancak yapının belediyeden ruhsat alınmadan inşa edilmesinin imar mevzuatına aykırılık teşkil ettiği ifade edildi. Savcılık, ünlü şarkıcının suç işlediğini belirterek cezalandırılmasını talep etti. Savcılık hazırlanan iddianame kapsamında Günay Naiboğlu hakkında 5 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını talep etti.
“BETONARME İNŞA ETMEDİM”
Dava, İstanbul Asliye Ceza Mahkemesinde Temmuz 2025 tarihinde görülen duruşmayla devam etti. Duruşmaya katılan Günay Naiboğlu, 2024 Mart ayında bölgede bulunan taşınmaz üzerine yalnızca tamamen ahşaptan oluşan, geçici amaçla kullanılan bir yapı yerleştirdiğini, bunun klasik anlamda bir bina olarak değerlendirilemeyeceğini ve sabit betonarme nitelik taşımadığını savundu. Daha önce kendisine kesilen idari para cezasını üç taksit halinde ödediğini belirten Naiboğlu, yapının taşınabilir olduğunu, imar mevzuatına aykırılık kastıyla hareket etmediğini ifade etti. Ayrıca Haziran 2025’te yapıya ilişkin belediyeye ruhsat başvurusunda bulunduğunu, sürecin devam ettiğini söyledi.
İstanbul’un yeni teleferik hattını gördünüz mü? Boğazın bir ucundan diğer ucuna uzanıyor, muhteşem bir manzara eşliğinde eşsiz bir seyahat… Koltuksuz metrobüsler için ne dersiniz? Yolcu kapasitesini artıracak yeni bir ulaşım projesi devreye giriyor… Türkiye’nin Kartal otomobili geri dönüyor, hem de muhteşem bir iç tasarımla…Peki ya 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’nde halatlara tırmanmak ister misiniz?
Sanırım saçmalamadığıma kanaat getirdiniz ama lütfen yazıyı okumayı bırakmayın, bunlar benim değil sosyal medyadan sırtınızdan para kazanan, zekasını farklı kullanan kurnazların kurguladığı içerikler, hem de gerçeğe çok yakın videolarla…
Böyle bir sürü hesap var, başarılı (!) olan banka hesabına keyifle bakıp yeni taktiklere kafa yoruyor. İnfosuna kendini kurtaracak bilgi yazmış: “Dijital içerik üreticisi / Yapay zeka içerikleri!”
İstanbul’da yaşamayan biri, ulaşım ağına yeni bir halka eklendiğini düşünerek teleferik palavrasına pek tabi inanabilir. Ya da otomobil dünyasına çok da yakın olmayan biri, Türkiye’nin bir dönemine damga vurmuş eski bir markanın üretildiğine ikna olabilir. Ama kimse Boğaz köprüsüne halatla tırmanmaya izin verileceğine inanmaz! İnanmazsınız değil mi? Bayrak asılmasının bile inanılmaz prosedürleri, güvenlik önlemleri var.
Peki bu şahısların zamanı mı bol, bu keskin mizah/kurgu zekalarıyla neden vatana millete faydalı olacak işler yapmıyorlar? Çünkü kolay para kazanmak gibisi yok! Gelelim nasıl cukkayı doldurduklarına…
Bu tarz içeriklerin yapılma nedeni oldukça net: Dikkat ekonomisi! Sosyal medya algoritmaları, özellikle Instagram tarafında, izlenme süresi ve yorum sayısını en kritik sinyallerden biri olarak kabul ediyor. Bir içerik ne kadar çok izlenir, ne kadar çok yorum alırsa, o kadar fazla kişiye gösteriliyor. Bu da içerik üreticisinin erişimini katlayarak artırıyor. Burada kritik strateji, izleyiciyi kararsız bırakmak… “Gerçek mi değil mi?” sorusu, insanları yorum yapmaya itiyor. Kimisi inanıyor, kimisi itiraz ediyor. Her iki durumda da etkileşim artıyor. İki grubun çatışmasından besleniyor. İnananlar içeriği büyütüyor, karşı çıkanlar tartışmayı körüklüyor.
YALANIN SİSİNDE GERÇEK KAYBOLUYOR
Sonuçta her yorum, her tepki içerik sahibine yarıyor. Bu tür hesaplar doğrudan video başına ödeme almasa bile yüksek erişim sayesinde para kazanıyor.
Ortalama bir hesap, düzenli viral içeriklerle aylık ciddi kazançlara ulaşabiliyor. Sene 2026 olsa da; televizyon izlemeyen, İstanbul’a ayak basmayan, teknolojik gelişmelerin korkunç hızından bihaber milyonlar var. Ama büyük bir çoğunluğun elinde akıllı (!) telefon var. Bu tarz içerikler karşı onlar savunmasızlar. Siz siz olun; okusanız da duysanız da görseniz de, bizzat deneyimlemediğiniz hiçbir şeye inanmayın.
GERÇEK SANANLAR İstanbul’un ulaşım sorununa sonunda mantıklı bir çözüm gelmiş. Bunu neden daha önce yapmadılar? Gerçekse efsane olur! Kartal döndüyse kesin alırım.
TEPKİ GÖSTERENLER Bu tamamen kurgu, neden gerçek gibi paylaşıyorsunuz? İnsanları kandırmayın! Her şeye inanmayın arkadaşlar… Etkileşim için her şey mübah olmuş
CAYDIRICI YAPTIRIMLAR OLMALI Etkileşim üzerinden gelir elde etme modeli, yüzeyde meşru bir ekonomik faaliyet gibi görünse de, pratikte önemli etik sorunlar barındırmaktadır. Bu sistem, çoğu zaman içeriğin doğruluğundan çok dikkat çekiciliğini ödüllendirdiği için, üreticileri yanıltıcı, abartılı veya manipülatif içeriklere yönlendirebilmektedir. Sürekli olarak abartılmış, filtrelenmiş veya tamamen kurguya dayalı içeriklere maruz kalmak, bireylerin gündelik yaşam ile dijital ortam arasındaki farkı ayırt etmesini zorlaştırabilir. Özellikle gençler açısından bu durum, gerçek hayat beklentilerinin değişmesine ve gerçek dışı standartların normalleşmesine yol açabilir. Türkiye’de dijital içerik ve yapay zeka temelli uygulamalara yönelik bazı hukuki düzenlemeler olsa da doğrudan yapay zeka ile üretilmiş içeriklere odaklandığını söylemek güçtür. Caydırıcılığı yüksek düzenlemelere ihtiyaç duyulduğu ifade edilebilir. Bir de yanıltıcı içeriklerin yayılmasını önlemek açısından, içeriğin yapay zeka tarafından üretildiğinin görünür olması önemli.
Aydın’ın Didim ilçesinde yaklaşık 2 bin 500 kişinin yaşadığı 54 yıllık 1137 konuttan oluşan Sahil Sitesi ölüme davetiye çıkartıyordu. Mavişehir Mahallesi’nde 54 yıl önce inşa edilen Sahil Sitesi S.O.S. veriyordu. Tabut binalar olarak adlandırılan evlerin bazılarının kolonlarındaki betonlar kendiliğinden dökülürken, sıvaların döküldüğü kolonların demirleri bile ortaya çıkmıştı. Korku yaşayan vatandaşlar evlerine bile giremezken, bu durum site sakinlerinde büyük tedirginlik ve korku yaratıyordu.
CHP’Lİ BELEDİYE RİSKLİ YAPI İLAN ETMEDİ
CHP’li Didim Belediyesi tarafından bugüne kadar riskli yapı ilan edilmeyen tabut binalarla ilgili yıllardan beri kentsel dönüşüm çalışmaları başlatılamadı. Site sakinlerinden yüzde 50+1 çoğunluk sağlanamadığı için de dönüşüm anlamında bir adım atılamadı. CHP’li Didim Belediyesi tarafından riskli yapı ilan edilmemesi nedeniyle yıllardan beri kentsel dönüşüm çalışmalarının başlatılamadığı tabut binalarla ilgili Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı harekete geçti. Bakanlığa bağlı Kentsel Dönüşüm Başkanlığı Aydın Kentsel Dönüşüm Müdürlüğü ekipleri Mavişehir semtindeki binaları ‘depreme dayanıksız riskli yapı’ ilan etti.
ACİL KODU İLE BİLDİRDİ
Aydın Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü durumu bakanlığa acil koduyla bildirdi. Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı da durumu acil kodu ile gündeme aldı. Bakanlık kısa süre sonra Mavişehir Mahallesi’ndeki tabut binaların bulunduğu Sahil Sitesi’ne durum tespiti için bir ekip gönderdi. Binaların dayanıklılığını ölçmek için iki kez karot testi yapıldı. Bakanlık riskli yapı olarak tespit edilen yapılara ilişkin tutanak tuttu.
SİTE SAKİNİ KADIN ÜNİVERSİTEYE BAŞVURDU
Tabut binaların yer aldığı sitenin sakinlerinden Güler Erat isimli kadın tarafından Pamukkale Üniversitesi’ne inceleme ve değerlendirme yapılması için başvuruda bulunuldu. Erat tarafından Mühendislik Fakültesi Dekanlığı’na yapılan başvuru değerlendirildi ve dekanlığın görevlendirmesi çerçevesinde binanın deprem performansı belirlendi. Didim ilçesindeki 4 katlı yığma bina üniversite ekipleri tarafından incelendi. Bina 6306 sayılı Kentsel Dönüşüm Kanunu çerçevesinde değerlendirildi. Binalarda STA4CAD ve SAP2000 programları kullanılarak modellendi ve yazılımlar yardımı ile analiz edildi. Güler Erat tarafından yapılan başvuruda sorular yapılan bu çalışmalardan elde edilen sonuçlar esas alınarak cevaplandı.
SINIRLARIN ÇOK ÖTESİNDE
Güler Erat’ın ‘Elde edilen sonuçlar gereğince incelenen binanın boşaltılması gerekli midir?’ sorusu yanıtlandı. Yanıtta, “Kesme dayanımı yeterli olmayan duvarların kat kesme dayanımına katkısı riskli bina tespit esaslarına göre yüzde 35, Türkiye Bina Deprem yönetmeliğine göre ise yüzde 40 sınırını aşmamalıdır. Ancak elde edilen sonuçlar kullanılan yönteme ve yazılıma bağlı olarak bu oranların yüzde 65 ile yüzde 83 arasında değiştiğini göstermiştir. Bu sonuçlar her bir inceleme neticesinde söz konusu binanın sınırların çok ötesinde hasar aldığını ve göçme riski ile karşı karşıya bulunduğunu göstermiştir. Bina ile ilgili süreç 6306 sayılı kentsel dönüşüm yasası çerçevesinde ilerlemektedir. Bu sonucun resmileşmesi durumunda ve 6306 sayılı yasa çerçevesinde süreçler tamamlandığı takdirde binanın zaten boşaltılması gerekeceği açıktır. Bu aşama teknik incelemeden ziyade hukukun ve idari süreçlerin konusudur” denildi.
DİĞER BİNALARIN DA AYNI DEPREM PERFORMANSI VERMESİ BEKLENİR
Erat ayrıca, “Bu çalışmadan bulunan sonuçlara bakılarak aynı parsel üzerinde bulunan diğer binalar ile ilgili de aynı sonuçların elde edileceğini söylemek mümkün müdür?” sorusunu yöneltti. Soruya, “Teknik açıdan bakıldığında aynı parsel üzerinde bulunan, aynı tarihte, aynı yapım teknikleri ve malzemeler kullanılarak ve hemen hemen aynı taşıyıcı sistem planı esas alınarak inşa edilen binaların benzer bir inceleme neticesinde özdeş deprem performansları vermesi beklenmelidir. Bölgede bulunan binalar için Türkiye Deprem Tehlike Haritalarında belirtilen deprem talepleri de özdeştir. Bu yüzden diğer binalar için de benzer sonuçlar elde edilmesi teknik olarak beklenmelidir. Ancak bu tespitin yasal anlamda geçerli olabilmesi için ayrıntılı inceleme süreçlerinin diğer bağımsız bölümler için de yürütülmesi şarttır” diye yanıt verildi.
Arhavi ilçesinde kiraladıkları vinç ile 300 metre uzunluğunda gerilim hattından bakır çalan iki kişi polis ekiplerince yakalanması sonrası çıktıkları mahkemece tutuklandılar.
Artvin’in Arhavi ilçesinde Ü. U ve E.K isimli şahıslar kiraladıkları vinç kamyonet ile Yukarı Hacılar mahallesinde yüksek gerilim hattına bağlı 300 metre gerilim hattı kablosunu çaldılar. Şahıslar vinç vasıtası ile direklerden kalın bakır kabloları çaldıklarını itiraf ettiler. 1 milyon değerinde olan bakır kabloları çalan şahıslar polis ekiplerince yakalanarak çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildiler.
Alınan bilgiye göre, Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, kentte iki farklı kuyumcuya sahte altın satıldığı yönündeki ihbar üzerine çalışma başlattı. Teknik ve fiziki takip sonucunda kimlikleri belirlenen iki şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Şüphelilerin üzerlerinde ve kente geldikleri araçta yapılan aramada, toplam 210,056 gram ağırlığında 4 bilezik ve 2 gerdanlıktan oluşan sahte altın ile 400 bin lira ele geçirildi. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüpheliler hakkında adli kontrol tedbiri uygulandı. Yetkililer, kentte kaçakçılık ve organize suçlarla mücadelenin kararlılıkla sürdürüldüğünü bildirdi.
Göçmen Kaçakçılığı ile Mücadele ve Hudut Kapıları Şube Müdürlüğü ekipleri, tarafından Kırıkhan-Hassa karayolu üzerinde Ankara plakalı bir araç durduruldu. Araçta yapılan kontrollerde 8 düzensiz göçmen ile birlikte, 1 organizatör yakalandı. Gözaltına alınan organizatör sevk edildiği adli mercilerce tutuklanarak cezaevine gönderilirken, yakalanan 8 düzensiz göçmen de sınır dışı edilmek üzere İl Göç İdaresi’ne teslim edildi. Ayrıca araç sürücüsü trafik kurallarını ihlalden 181 liralık para cezasıyla cezalandırılırken, araçta trafikten men edildi.
Valiliğin sosyal medya hesabından yapılan açıklamaya göre, Selahaddin Eyyubi Havalimanı’ndan uyuşturucu sevkiyatı gerçekleştirildiği bilgisi üzerine çalışma başlatıldı.
KURYELER ARACILIĞIYLA UYUŞTURUCU SEVKİ
Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde 3 ay süren fiziki ve teknik takip çalışmaları sonucunda organize faaliyet gösteren bir suç örgütü tespit edildi. Çalışmalarda, şüphelilerin uyuşturucu sevkini kuryeler aracılığıyla yaptığı, havalimanında taşeron yer hizmetlerinde görev yapan bazı personelden yardım aldıkları belirlendi.
15 ŞÜPHELİ GÖZALTINDA
Bu kapsamda düzenlenen operasyonda 15 şüpheli gözaltına alındı. Operasyonda, 5 kilogram sentetik uyuşturucu ve 4 kilogram eroin ele geçirildi.
955/01 KKN’lu Damal–Posof–Türkgözü Devlet Yolu’nun 00+000 ile 42+000 kilometreleri arasında etkili olan tipi ve görüş mesafesinin düşmesi sebebiyle, 26 Şubat 2026 saat 10.00 itibarıyla yol, kolluk kuvvetleri ile koordineli şekilde tüm taşıt trafiğine kapatıldı. Yetkililer, bölgede güvenliğin sağlanması amacıyla önlemlerin artırıldığını belirtirken, Karayolları ekiplerinin yolun yeniden ulaşıma açılması için çalışmalarını sürdürdüğü bildirildi.