Sinop’ta öğrenciler ve veliler, yarın okulların açık olup olmayacağını yakından takip ederken beklenen açıklama Valilikten geldi. 13 Ocak Salı günü için eğitim-öğretimin durumu resmen açıklandı. Peki, Sinop’ta yarın okullar tatil mi? İşte yanıtı…
SİNOP’TA YARIN OKULLAR TATİL Mİ?
Sinop’ta kar ve buzlanma nedeniyle taşımalı eğitime 1 gün ara verildi.
Sinop Valiliği, il genelinde yüksek kesimlerde etkili olan kar yağışı, oluşan kar örtüsü ve buzlanma riski nedeniyle olası olumsuzluklara karşı önleyici tedbir aldı.
Valilikten yapılan açıklamada, 13 Ocak 2026 Salı günü Merkez ilçe ile Ayancık, Erfelek, Dikmen, Gerze ve Türkeli ilçelerinde taşımalı eğitime bir gün süreyle ara verildiği bildirildi. Boyabat ilçesinin ise bazı bölgelerinde taşımalı eğitime kısmi olarak ara verildiği kaydedildi.
Açıklamada ayrıca, taşımalı eğitime ara verilen ve tabloda belirtilen ilçe ve köylerde, taşımalı eğitim kapsamında görev yapan engelli ve hamile kamu görevlilerinin 13 Ocak Salı günü idari izinli sayılacağı belirtildi.
Valilik, vatandaşların ve öğrencilerin güvenliği için alınan karara ilişkin kamuoyunun bilgilendirildiğini vurguladı.
Akılalmaz olay, Erfelek’e seyir halinde olan Şenel Yılmaz’ın yolda yaban domuzu sürüsüyle karşılaşmasıyla yaşandı. Araçtan inen Yılmaz, sürüden ayrılan yavru bir domuzu kısa süreli kovalamaca sonucu eliyle yakaladı. Cep telefonu kamerasıyla kaydedilen görüntüler sosyal medyada yayılırken, Doğa Koruma ve Milli Parklar ekipleri olayla ilgili inceleme başlattı. İnceleme sonucunda Yılmaz’a, yaban hayvanını yakalayıp sürüsünden ayırdığı ve avlanma mevzuatına aykırı davrandığı gerekçesiyle 14 bin 911 lira ceza uygulandı.
‘İTİRAZIMI YAPACAĞIM’
Cezaya itiraz edeceğini açıklayan Şenel Yılmaz, yaşananların yanlış değerlendirildiğini savundu. Yılmaz, “Yaklaşık iki haftayı geçti, köyümden Erfelek’e gidiyordum. Yolda domuz sürüsüyle karşılaştım. Yavrudan biraz büyük bir domuzu yakaladım, yola getirdim ve ısırabilir diye yanımdan uzağa bıraktım. Sonrasında da sürünün gittiği yöne doğru saldım, ailesinin peşine gitti. Silah yok, bıçak yok, avlanma yok. Buna rağmen Doğa Koruma’dan 14 bin 900 küsur liralık ceza geldi. Erken ödersem 11 bin küsur liraya düşüyor ama ben bu cezayı hak etmedim. Videolarda da her şey açıkça görülüyor. İtirazımı yapacağım” diye konuştu.
Yetkililer, yaban hayvanlarının yakalanmasının ve sürülerinden ayrılmasının mevzuata aykırı olduğunu, bu tür davranışların hem hayvanlar hem de insanlar için risk oluşturduğunu vurguladı.
İstanbul Gençlik Orkestrası’nın bir konserinden sonra şef Ramis Sulu ile yolumuz kesişiyor. Daha 17 yaşında bir orkestra kuran dünyadaki ilk isim… Sözleşip Nişantaşı’nda buluşuyoruz. 2005 yılında İstanbul’da dünyaya gelen genç şefin anne tarafı Trabzonlu ve halen orada yaşıyorlar. Ailesinde müzikle ilgilenen kimse yok. Dedesi şarkı söylemeyi çok seven bir insan… Baba tarafı ise Sinoplu ve evde söylenen Sinop türkülerini kolayca ezberliyor Rasim… İstanbul’da okula gittiğinde müzik öğretmeni aile, “Baya iyi kulağı var” diyor, kurslara yollamayı öneriyor. Fakat aile, “Önce okuyup meslek edinmeli” diyor. Lakin notalar virüs gibi küçük Ramis’i sarıyorlar:
“7-8 yaşında falanım. Kendi kendime bilgisayarda piyano kursu araştırmaya başladım. Enstrüman bilgim yok ama piyanonun görünüşü ilgimi çekiyordu. Bakırköy’de bir kurs bulmuştum. Gittik oraya, yazıldım.
Buruk Acı falan çaldırmaya çalıştılar ama bana çok sıcak gelmedi. Kendi kendime öğrenmeye başladım. Bir yıl Rus hocam oldu. Ben rica ettim, klasik müzik öğretiyordu. Tek başıma internetten nota öğrendim. Bizim yazlık Büyükçekmece’deydi ve orada bir hoca bulmuştuk. Ondan klasik müzik hakkında bilgi edinmeye başlamıştım.
Ardından beş yıl boyunca sıkı bir eğitime girdim Şevki Hocayla. 12-13 yaşındayken konservatuara girmeme karar verildi. Derslerim de iyiydi ama ben evde sürekli piyano çalışıyordum. Sonra konservatuara hazırlanmaya başladım. Sıkı bir çalışmaydı ama geçti. Son dakika fark ettik ki solfej sınavı ve teorik sınav da varmış. Bilgim dahilinde değildi.
Şevki Hocam beni Emre Dündar’a yönlendirdi. Onunla teorik eğitime başladım. Sonrasında uzun bir çalışmayla konservatuara girdim. – Orkestra şefi olmaya nasıl kararverdiniz?
– Küçücük odamdaki çekmecelerin hepsini nota ile dolduruyordum, hoşuma gidiyordu. Özellikle orkestra notaları benim çok ilgimi çekiyordu çünkü karmaşıktı ve burada demek ki daha derin bir şey var diye düşünüyordum.
Çok iyi piyanist olursam sonra şeflik yapabilirsin gibi bir algı vardı bende. Okula bir girdim kapıda Kompozisyon ve Orkestra Şefliği yazıyordu. O zaman okunabildiğini anladım! – O zaman yaşınız kaçtı?
-13-14… Ama hiçbir zaman mesleki olarak düşünmedim, yapabildiğime inanıyordum. Ben lise üçteyim. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi İstanbul Devlet Konservatuarı’nda üniversitenin açılış konseri provası vardı. Arkadaşlarım çalıyordu. Erdem Çöloğlu orkestranın da şefiydi. “Hocam bir kere de ben yönetebilir miyim?” dedim. “Olmaz, kendi orkestranı kurarsan yapabilirsin” dedi. Büyük hayal kırıklığı yaşamadım.
Ben olsam izin verir miydim, bilmiyorum. Belki yönettirseydi benim için orada bitebilirdi bu macera. Ertesi gün arkadaş grubuma “Ben orkestra kuracağım” diye yazdım. Kimse “Yapamazsın, edemezsin” demedi. Hemen yapılacakları konuşmaya başladılar.
– Hemen?
– Biraz hemen oldu. İki günde 25-30 kişiyi topladım. “Arkadaşlar ben orkestra kuruyorum ama konser vermeyeceğiz. Hocalar hiç dahil olmayacak. Sizler yeni parçalar öğrenin ben de bunları sizlere farklı yorumlatarak çaldırmayı öğreneyim” dedim. Hiç konser hedefi olmamasına rağmen 60 kişiye kadar çıktık. Korona sonrası olduğu için herkesin bir şey yapmaya en aç olduğu dönem. Aslında bu sayede bu orkestrayı kurabildiğime inanıyorum. İlk konserimizi çok sevgili hocamız Dilbağ Tokay ve Saba Sümer sayesinde Yeldeğirmeni Sanat’ta verdik. Orada beş tane konser yaptık. Çok keyifli geçti.
Sonrasında okulumuzdaki gitar hocası Sinan Erşahin çok sağ olsun 2023-2024 sezonunda sayesinde Grand Pera’da beş konser verdik.
ÇIKAN ENGELLERİ UNUTUR, GÜZEL SONUÇLARA ODAKLANIRIM
Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda Murat Cem Orhan’ın asistanı olarak orada üç yıl boyunca her provaya gittim. Oradaki tüm insanlarla ve orkestracılarla tanıştım. O sırada orkestrayı çoktan kurmuştum ama konser yapmaya henüz başlamamıştık. İleride bir şeyler yapma hayalim olan insanlardan Aslıhan And, Rahşan Apay, Evrim Güvemli, Sertaç Çevikkol, Altuğ Tekin… Hayalimde yapmak istediğim o insanlarla ben konser yaptım. Hala da var. Onlarla da yapacağım umarım. Bu aslında işin en büyülü olan kısmı. Çok fazla engel çıktı karşıma ama bu engeller bu kadar yaşanan güzel şeyin karşısında o kadar önemsiz kaldı ki, hepsini unuttum. Çünkü çok güzel şeyler yaşanıyor.
İDOL
Çok idolüm var ama spesifik olarak Teodor Currentzis diyebilirim. MusicAeterna’nın şefi. Hali hazırda genç bir şef. 45-47 yaşlarında. Benim hedeflediğim şeyi yapıyor. Bunun yanında Riccardo Muti çok büyük bir orkestra şefi. Büyük bir opera şefi. Benim de en büyük hayallerimden biri. Zaten bence bir şefin ilk yapması gereken şeylerden biri iyi bir şekilde opera yönetmek.
KEMAN
Kesinlikle çalmak isterdim. Dünyanın en zor enstrümanlarından belki de. Çocuğumu kemancı yapmak istemem mesela. Müzisyen de yapmak istemem. Tabi çocuğun ekstra buna yeteneği varsa o başka ama ben istemem. Çocukta bir şey görürsem de önüne çıkmam, yapsın.
MOZART
Hakkında anlatacağım çok şey var ama bir yandan da yok. Başka bir dünya ve başka bir vergi. Tamamen silgisiz bir şekilde her şeyi olması gerektiği gibi yazıyor. Kusur yok bence. İlk başladığım zaman bu işe benim en sevdiğim besteciydi ve hala öyle. Bir daha onun gibisi gelmeyecek.
Müslümanlar için büyük manevi öneme sahip olan Ramazan ayında, oruç süreleri ülkelerin coğrafi konumlarına göre farklılık gösteriyor. Kuzey ve güney yarımküredeki farklı enlemlerde gün ışığı süreleri değiştiği için bazı ülkelerde oruç süresi oldukça uzunken, bazı yerlerde çok daha kısa olabiliyor.
EN UZUN ORUÇ ŞİLİ’DE
Ramazan’ın ilk günü Müslümanların ne kadar süre oruç tutacağını araştırdık. Ramazan ayının ilk gününün en uzun orucunun 16 saat 45 dakika ile Şili’nin Punta Arenas kentinde tutulacağı öğrenildi.
Müslümanların, Yeni Zelanda’nın Dunedin kentinde 15 saat 45 dakika, Güney Afrika’nın Johannesburg şehrinde 14 saat 20 dakika, Ekvator’da Kenya’nın Nairobi şehrinde 13 saat 26 dakika oruç tutacağı ifade edildi.
EN KISA ORUÇ NORVEÇ’İN TROMSÖ ŞEHRİNDE
Müslümanların en kısa orucunun dünyanın en güneyindeki ülkelerden biri olan Norveç’te tutulacağı ifade edildi. Ramazan ayının ilk gününde kuzeyde Norveç’in Tromsö şehrinde yaşayan Müslümanların 11 saat 33 dakika oruç tutacağı bildirildi.
İLK İMSAK IĞDIR, SON İMSAK ÇANAKKALE’DE
Ramazan ayının ilk günü olan 19 Şubat Perşembe günü ilk imsak Iğdır’da, son imsak da Çanakkale’de olacak. Türkiye’de ilk imsak: Iğdır’da, 05:21’de. İlk iftar: Iğdır’da, 17:51’de. Son imsak: Çanakkale’de 06:32’de. Son iftar: Çanakkale’de 19.01’de
EN UZUN ORUÇ HATAY’DA
Ramazan’ın ilk günü Hatay’da 12 saat 34 dakika ile en uzun orucu tutulacak. Sinop ve Kırklareli’de ise12 saat 26 dakika ile en kısa orucu tutulacak.
İLK İMSAK IĞDIR’DA, SON İMSAK İZMİR’DE
Ramazan ayının 29. günü olan 19 Mart’ta ilk imsak Iğdır’da, son imsak da İzmir ve Çanakkale’de olacak 19 Mart 2026 Ramazan ayının son günü İlk imsak: Iğdır’da, 04:39’da, İlk iftar: Iğdır’da, 18:21’de, Son imsak: İzmir ve Çanakkale’de 05:49’da, Son iftar: Çanakkale’de 19:32’de.
EN UZUN ORUCU SİNOPLULAR TUTACAK
Ramazan’ın son günü Sinop’ta yaşayan Müslümanların 13 saat 46 dakika ile en uzun orucu tutacağı öğrenildi. Mardin, Şanlıurfa, Kahramanmaraş, Kilis, Osmaniye, Hatay, Adana, Karaman, Mersin, Antalya’da yaşayanlar ise 13 saat 38 dakika ile en kısa orucu tutacak.
ORUÇ SÜRELERİ DEĞİŞİYOR
Ramazan ayı her yıl Hicri takvime göre yaklaşık 10 gün erken başladığı için, yılın farklı dönemlerine denk geliyor. Bu nedenle kuzey yarımkürede Ramazan yaz aylarına yaklaştıkça oruç süreleri uzarken, kış aylarına denk geldiğinde kısalıyor. Güney yarımkürede ise tam tersi bir durum söz konusu oluyor.
Kaza, saat 14.30 sıralarında Sinop-Samsun yolu Korucuk Mahallesi Tırkışlar mevkiinde meydana geldi.
DİREKSİYON HAKİMİYETİ KAYBOLDU
Edinilen bilgiye göre, Sinop’tan Samsun istikametine seyir halinde olan Berkin Y. yönetimindeki 55 AUG 609 plakalı otomobil, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu kontrolden çıktı.
Önce kaldırıma çıkan otomobil, ardından takla atarak yaklaşık 100 metre boyunca sürüklendi. Kazayı gören çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi.
SÜRÜCÜ KENDİ İMKANLARIYLA ARAÇTAN ÇIKTI
Otomobilden kendi imkanlarıyla çıkan sürücü Berkin Y. sağlık ekiplerinin olay yerindeki ilk müdahalesinin ardından Sinop Atatürk Devlet Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı.
Kaza sonrası polis ekipleri yolda güvenlik önlemi alırken, trafik bir süre kontrollü olarak sağlandı. Takla atan otomobil, çekici yardımıyla olay yerinden kaldırıldı. Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.
2020 yılında 7 milyon 953 bin olan yaşlı nüfus, 2025 yılı sonu itibarıyla 10 milyon sınırını zorlayarak toplam nüfusun yüzde 11,2’sine ulaştı. Nüfus projeksiyonları, bu oranın 2030’lu yıllarda yüzde 13’leri aşacağını gösterirken “yaşlı bağımlılık oranı” da alarm vermeye başladı. Artık her 100 çalışma çağındaki birey, yaklaşık 16 yaşlıya bakmakla yükümlü hale geldi. Türkiye’nin en yaşlı şehri unvanını yüzde 20’yi aşan oranıyla Sinop korurken, nüfus yoğunluğu bakımından “en yaşlı” metropol İstanbul oldu. Türkiye genelinde 100 yaş ve üzerinde tam 10 bin 228 kişi yaşıyor. Asırlık çınarların 8 binden fazlasını kadınlar oluşturuyor. Yaşlı nüfusun cinsiyet dağılımına bakıldığında ise 65 yaş üstünde kadınların oranı yüzde 54,1 ile erkekleri açık ara geride bırakmış durumda.
TEKNOLOJİYİ SEVDİLER
Raporun en dikkat çekici kısımlarından biri de yaşlıların dijital dünyayla kurduğu bağ oldu. “Yaşlılar anlamaz” tabusu 2025 verileriyle yerle bir oldu. 65-74 yaş grubundaki bireylerin internet kullanım oranı bir önceki yıla göre rekor bir sıçrayışla yüzde 45’lere ulaştı. Özellikle sosyal medya kullanımı ve görüntülü konuşma, yaşlılar arasında yalnızlığı gidermenin en büyük silahı haline geldi. Her 3 yaşlıdan biri artık aktif olarak akıllı telefon kullanarak dijital dünyaya entegre oluyor.
1.5 MİLYONU YALNIZ
Türkiye’de yaklaşık 1 milyon 700 bin yaşlı, evinde tek başına yaşıyor. Bu kişilerin yüzde 75’ini ise eşini kaybetmiş kadınlar oluşturuyor. Akraba ziyaretleri ve aile içi destek mekanizmaları hâlâ güçlü olsa da tek başına yaşayan yaşlı oranındaki istikrarlı artış, önümüzdeki yıllarda “sosyal bakım” ihtiyacının Türkiye’nin en büyük gündemi olacağını kanıtlıyor.
İstanbul Kağıthane’de peyzaj mimarı Ahmet Hakan Gökbulut (27) 6’ncı katta yaşadığı dairenin terasından sokakta bulunan merdivenlere düştü. 7 Mart Cumartesi günü saat 21.30 sıralarında meydana gelen olaydan sonra Gökbulut’a ilk müdahaleyi sağlık ekipleri yaptı. Gökbulut, kaldırıldığı hastanede hayatını kaybederken polis ekipleri, görgü tanıklarının ifadelerini başvurarak olayla ilgili çalışma başlattı.
SAÇLARINI KAZITMIŞ
Gökbulut’un, olaydan saatler önce saçlarını kazıttığı bir fotoğrafı sosyal medya hesabında paylaştığı ortaya çıktı. Olayla ilgili Gökbulut’u son gören kişinin arkadaşı Enes Ö. (26) olduğu tespit edildi. Polis ekipleri Enes Ö.’nün ‘bilgi sahibi’ olarak ifadesine başvurdu. Hayatını kaybeden Ahmet Hakan Gökbulut’un cenazesi, Sarıyer Derbent Merkez Camisi’nde kılınan cenaze namazı sonrasında Sinop’un Erfelek ilçesinde toprağa verildi. Polisin olayla ilgili soruşturmasının sürdüğü öğrenildi.
Olay, saat 14.00 sıralarında Erfelek Çayı üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, bölgede etkili olan fırtına nedeniyle yaya asma köprüsü bir anda yan yattı. O sırada köprü üzerinde fotoğraf çektiren Melek Şentürk ile Sebahattin Özçelik dengesini kaybederek suya düştü.
İhbar üzerine olay yerine sağlık, polis ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Sudan çıkarılan yaralılar, ilk müdahalelerinin ardından hastaneye kaldırıldı.
Olayla ilgili inceleme başlatıldı.
Olay, saat 16.40’ta Gazi Caddesi’nde bir kafede meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, kafede oturan İlker K., henüz bilinmeyen bir nedenle E.K. isimli şahsın silahlı saldırısına uğradı. Tabancadan çıkan kurşunun boynuna isabet etmesi sonucu kanlar içinde kalan İlker K. ağır yaralandı.
İhbar üzerine olay yerine kısa sürede çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi. İlk müdahalesi olay yerinde yapılan İlker K., ambulansla Sinop Atatürk Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Hastanede ameliyata alınan ve yoğun çaba sarf edilen yaralı, yapılan tüm tıbbi müdahalelere rağmen hayatını kaybetti.
Saldırının ardından olay yerinden kaçan şüpheli M.K.’nin yakalanması için emniyet güçleri geniş çaplı operasyon başlattı. Polis ekipleri şüpheli şahsı Uğur Mumcu Meydanı mevkiinde kısa sürede yakalayarak gözaltına aldı.