Kaza, dün Çayırova ilçesine bağlı Özgürlük Mahallesi Fatih Caddesi’nde meydana geldi. M.M. idaresindeki 41 AVN 732 plakalı otomobil, kaldırıma çıkıp 3 kişiye çarptı. Ardından otomobil park halindeki başka bir otomobile de çarptı. Yola savrulan A.E., H.E., ve N.G. yaralandı. Çevredekilerin ihbarıyla kaza yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Yaralılar, ilk müdahalelerinin ardından Gebze Fatih Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.
KAZA ANI KAMERADA
Kaza hem bir aracın hem de bölgedeki bir iş yerinin kamerasına yansıdı. Kazanın ardından iddiaya göre; M.M. çevredekilere uyuyakaldığını söyledi. M.M., polis ekipleri tarafından gözaltına alındı. Kazaya ilişkin soruşturma sürüyor.
27 Mayıs 2007 tarihinde İzmit ilçesi Yahyakaptan Mahallesi’nde meydana gelen olayda, göbek bağı boğazına sarılı ölü bebek, çöp konteynerine atılmış vaziyette bulunmuştu. Faili meçhul olayların aydınlatılmasına yönelik yapılan çalışmalar kapsamında, bebeğin annesi Emine N.Ö. olduğu tespit edildi. Kocaeli Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri, 18 Kasım günü Sakarya’nın Sapanca ilçesinde düzenlediği operasyonla şüpheliyi yakaladı. Yakalanan şüpheli, İstanbul Adli Tıp Kurumu Müdürlüğü’nde yapılan DNA eşleştirme işlemleri sonrası adliyeye sevk edildi. Emine N.Ö., sevk edildiği adli mercilerce tutuklanarak cezaevine gönderildi. 18 yıl önce olay yerinde bulunan parmak izi delilinden yola çıkılarak şüphelinin kimliğinin tespit edildiği öğrenildi.
“HAMİLE OLDUĞUMUN FARKINDA DEĞİLDİM”
Kasten öldürme suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile yargılanan Emine N.Ö., Kocaeli 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde ilk kez duruşmaya çıktı. Duruşmaya tutuklu sanığın yanı sıra avukatı Uğur Gökkoyun, kayyım olarak atanan avukat Ayşe Pınar Eren ve tanıklar katıldı. Savunması alınan Emine N.Ö., “Emniyetteki verdiğim ifadeyi tekrarlıyorum. O tarihlerde psikolojik olarak yaşadığım travmalar vardı. Bundan dolayı hamile olduğumun farkında değildim. Vücudumda herhangi değişiklik yoktu, karnım şişmemişti. Regl takvimim düzenliydi. Mide bulantısı da yaşamadım” diye konuştu.
“BEBEĞİN AĞLADIĞINI DUYMADIM”
Olay günü çok şiddetli karın ağrısı ile tuvalete gittiğini söyleyen Emine N.Ö., “Tuvaletteyken benden aşırı kan geldi, beni kan tutuyor. Bulanık hatırladığım durumlar oluştu. Ne olduğunu anlamadığım durumla karşılaştım. Katı bir cisim benden düştü, bebeğin kafasını görünce bayıldım. Ayıldığımda bebek kucağımdaydı ve kaskatıydı. Bebeğin ağladığını duymadım. İlk yardım amacıyla bebeğin sırtına vurdum. Bebek geldiğinde kordonun durumunu hatırlamıyorum. Bebekten ayrılışımız nasıl oldu hatırlamıyorum. O dönem psikolojik olarak bunalıma girmiştim, bunun için ilaç da kullanıyordum. Çok net hatırlamıyorum ama o sıra alkollü olabilirim. Bebeğin boğazındaki kordonu görmedim, hatırlamıyorum, tahliyemi talep ediyorum” şeklinde konuştu.
“BOĞAZINA 3 TUR DÖNMÜŞ KORDONU NASIL GÖRMEDİ?”
Avukat Ayşe Pınar Eren ise, “Sanığın alay tarihinde 23 yaşında olması ve ilk cinsel birlikteliği olmaması, gebeliği hiç fark etmemesi gibi durumlar hayatın olağan akışına aykırıdır. Bebeğin ileri ayda doğumu, 3 kilo ağırlığında olması gibi veriler ileri derecede bir gebelik olduğu bellidir. ATK raporuna göre bebek sağ doğmuş, nefes alıyor haldedir, sonradan vefat etmiştir. Bebeğin boğazına kordon 3 tur dolanmıştır, bu tıbben çok düşük olasılıktır. Bebeğin sırtına vurarak ilk yardımı yapıyorsa boğazındaki 3 tur dönmüş kordonu görmemiş olması mümkün değildir, bunun anne tarafından yapıldığını düşünmekteyiz. Az da olsa kordonun sıyrılma durumun olmadığı belgelerle sabittir. Hamile bir kadının 9 ay boyunca adet görmemesi istisnai bir durumdur. Sanığın tutukluluk halinin devamını talep ediyoruz. Sanığın sağlık raporlarıyla ilgili dosyaya sunduğu bir evrak yoktur. Bu hususlar gözetilerek sanığın üst hadden cezalandırılmasını ve tutukluluk halinin devamına karar verilmesini talep ediyoruz” ifadelerini kullandı.
“MİDESİ BULANDIĞINI, AŞERDİĞİNİ HİÇ GÖRMEDİM”
Tanık olarak dinlenen komşu Canan T., “Olay tarihinde hamileliğe ilişkin sanığın karnında şişlik görmedim. Hamile olduğunu bilmiyordum” diye konuştu. Sanığın halası Emine Ö., “Biz yeğenim ile 2000 yılından beri beraber yaşıyorduk. Babasını kaybettikten sonra dolabında içki gördüm. İçiyordu sanırım. Çekmecesinde ilaçlar vardı ama ne ilacı olduğunu bilmiyorum. Midesi bulandığını, aşerdiğini hiç görmedim. Adet olurdu, vücudunda bir değişiklik olmadı. Hep zayıftı. Hep aynı kilodaydı. Evin tuvaletinde kan hiç görmedim” şeklinde konuştu.
TUTUKLULUK DEVAM
Mahkeme heyeti, sanığın 2007 yılına ilişkin olarak psikolojik ile kadın hastalıklarına ilişkin tedavi ve ilaç kullanım kayıtlarının istenilmesine talep etti. Ayrıca ara karar ikmalinden sonra sanığın akıl sağlığı yönünden değerlendirilmesi için İstanbul Adli Tıp Kurumu’na gönderilmesine, sanığın tutukluluk halinin devamı ile duruşmanın ertelenmesine karar verdi.
Kocaeli İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri, 13 Nisan’da İzmit Kurtuluş Bulvarı’nda bir motosiklet sürücüsünün trafiğin ortasında tehlikeli hareketler yaptığı yönündeki haber üzerine inceleme başlattı. Yapılan araştırmalar sonucu olayın faili olduğu belirlenen B.A. isimli şahıs, İzmit İlçe Emniyet Müdürlüğü Suç Önleme ve Soruşturma Büro Amirliği ekiplerince yakalandı. Şahsa; ehliyetsiz araç kullanmak, kasksız motosiklet kullanmak, trafikte akrobatik hareketler yapmak ve tescil plakasız araç kullanmak suçlarından toplam 175 bin 746 TL idari para cezası uygulandı. Ayrıca motosiklet trafikten men edildi.
Öte yandan sürücü hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokmak suçundan adli tahkikat başlatıldı.
Kocaeli İl Emniyet Müdürlüğü Çocuk Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından İzmit, Derince ve Körfez ilçelerinde 43 okul ve çevresinde yapılan uygulamalarda 23 umuma açık iş yeri denetlendi, toplam 129 kişinin Genel Bilgi Taraması (GBT) yapıldı. Denetimlerde dilendirildiği tespit edilen 9 çocuk hakkında işlem yapılarak ailelerine teslim edildi. Ayrıca ikinci kez dilencilik yaptığı belirlenen bir çocuğun ailesine idari para cezası uygulandı. Öte yandan Dilovası ilçesinde bulunan iki lisede toplam 115 öğrenciye yönelik bilgilendirme seminerleri düzenlendi. Seminerlerde öğrencilere güvenlik, suçtan korunma ve farkındalık konularında eğitim verildi. Yetkililer, çocukların güvenliğini sağlamak ve farkındalıklarını artırmak amacıyla okul çevrelerindeki denetim ve eğitim faaliyetlerinin aralıksız olarak sürdürüleceğini bildirdi.
Korkutan yangın, dün gece saatlerinde Gölcük İlçesi Örcün Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, park halindeki otobüsten yükselen dumanı fark eden mahalle sakinleri hızla olay yerine geldi. İlk etapta yangına kendi imkanlarıyla müdahale etmek isteyen vatandaşlar, alevlerin kısa sürede büyümesi üzerine bölgeden uzaklaşarak durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi.
HIZLI MÜDAHALE
İhbar üzerine olay yerine gelen itfaiye ekipleri, çevrede geniş güvenlik önlemleri alarak yangına müdahale etti. Bu sırada mahalle sakinleri, yangının diğer araçlara sıçramaması için park halindeki araçları bölgeden uzaklaştırdı. Zaman zaman küçük çaplı patlamaların da yaşandığı yangın, ekiplerin koordineli çalışması sonucu kontrol altına alınarak söndürüldü.
“OTOBÜSÜ KİM YAKTI?”
Yangının kısa sürede büyümesi mahallede şüphe uyandırdı. Otobüsün kendi kendine yanmasının mümkün olmadığını öne süren bazı mahalle sakinleri, olayın kundaklama olabileceğini iddia etti. Vatandaşlar, “Motor çalışmıyorken böyle bir yangın nasıl çıkar? Bu otobüsün yakılmış olabileceğini düşünüyoruz” ifadelerini kullandı.Yangının çıkış nedeni ile ilgili ekipler tarafından inceleme başlatıldı.
Kaza, İzmit ilçesine bağlı Yeşilova Mahallesi Ali Fuat Cebesoy KYK Yurdu önünde gece saatlerinde meydana geldi. İddiaya göre, İzmit istikametinde seyir halinde olan otomobilin sürücüsü, henüz öğrenilemeyen bir nedenden dolayı direksiyon hakimiyetini kaybetti. Kontrolden çıkan araç savrularak yol kenarındaki su tahliye kanalına düştü. Çevrede kazayı gören vatandaşlar sürücüye yardım etmek için hızla olay yerine koşarken, durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi.
EKİPLERDEN HIZLI MÜDAHALE
İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık ekipleri kazazedeye olay yerinde ilk müdahaleyi yaparken, polis ekipleri çevrede geniş güvenlik önlemleri aldı ve vatandaşları güvenli alanlara yönlendirdi. Kazada araçta ciddi maddi hasar meydana gelirken, hasarlı aracın kaldırılması için bölgeye çekici çağrıldı. Ekiplerin çalışmasının ardından araç bulunduğu yerden kaldırılarak yol yeniden trafiğe açıldı.Polis ekipleri kazanın meydana geliş nedenine ilişkin detaylı inceleme başlattı.
Edinilen bilgi ve iddialara göre olay, Atalar Mahallesi’nde bulunan bir iş yerinde yaşandı. Dükkân içerisinde bulunan asansöre binen iki kişi, asansörün hareket ettiği sırada halatların kopmasıyla birlikte hızla zemine çakıldı. Yaklaşık 5 metreden düşen asansördeki iki kişi yaralandı. Gürültüyü duyan esnaflar durumu fark ederek hemen olay yerine koştu. Asansörün düştüğünü gören vatandaşların ihbarı üzerine durum 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirildi. İhbar üzerine olay yerine sağlık, itfaiye ve polis ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekipleri tarafından güvenli şekilde bulunduğu yerden çıkarılan yaralılar, sağlık ekiplerine teslim edildi. Olay yerinde ilk müdahaleleri yapılan yaralılar, ambulanslarla hastaneye kaldırıldı. Yaralılardan birinin durumunun ağır, diğerinin ise hafif olduğu öğrenildi. Olayla ilgili inceleme başlatıldı.
Edinilen bilgiye göre, 7 Haziran 2025’te Kurban Bayramı dolayısıyla bıçak temizlerken sağ el başparmağını kesen Nurettin Güleryüz (34), bir özel hastanenin acil servisine başvurdu. İddiaya göre, hastanede detaylı tetkik yapılmadan pansuman uygulanan Güleryüz’e ilaç reçete edilerek taburcu edildi. Şikayetlerinin devam etmesi ve kanamanın durmaması üzerine ertesi gün aynı hastaneye tekrar giden Güleryüz’e bu kez dikiş atıldı.
AMPUTE EDİLMESİ GEREKTİĞİ SÖYLENDİ
Parmağını hareket ettirememesi üzerine 19 Haziran’da Gebze’deki başka bir özel hastaneye başvuran Güleryüz, tendon yaralanması şüphesiyle tedaviye alındı. Farklı tarihlerde yapılan EMG ve MR tetkiklerinde sinir hasarı ile tendon kopması tespit edilen hasta, 2 Eylül’de ameliyat edildi. Süreç içerisinde parmağın çürüdüğü ve kurtarılamayacağının belirtilmesi üzerine Güleryüz, başvurduğu başka bir hastanede ampute operasyonu geçirdi.
KOLUNDA METAL PARÇA KALMIŞ
Öte yandan, ameliyatların ardından ağrıları devam eden Güleryüz’ün kolunda metal parça bulunduğu ve bu parçanın parmak bölgesinden dirseğe doğru ilerlediği öne sürüldü. Ayrıca, fabrikada temizlik personeli olarak çalışan Nurettin Güleryüz’ün hastane sürecinde işten çıkarıldığı da öğrenildi.
“YÜZDE 46 OLAN ENGELLİLİK ORANI YÜZDE 75’E YÜKSELDİ”
Güleryüz’ün avukatı Barış Kurt, Gebze Cumhuriyet Başsavcılığına sunduğu şikayet dilekçesinde, özel hastanede görevli hekimlerin tıp kurallarına aykırı hareket ederek ihmalde bulunduklarını ileri sürdü. Olayın basit tıbbi komplikasyon olmadığını savunan Kurt, “Başparmakta oluşan kesilerde tendon ve sinir hasarı ihtimali basit muayene ile dahi anlaşılabilecek durumdur. Buna rağmen şüpheli hekimler gerekli özeni göstermemiştir. Doğru teşhis zamanında konulmuş olsaydı, gerekli cerrahi müdahale gecikmeden yapılacak ve müvekkil kalıcı sakatlık yaşamayacaktı. Müvekkilin yaralanma öncesinde yüzde 46 olan engellilik oranı, yaşanan süreç sonrası yüzde 75’e yükselmiştir. Bu durum müvekkilin yaşamını ve çalışma gücünü ciddi şekilde etkiledi. Sorumlular hakkında taksirle yaralama, görevi kötüye kullanma ve ihmali davranışla yaralama suçlarından soruşturma yürütülmesini talep ediyoruz” dedi.
Yaşadıklarını anlatan Nurettin Güleryüz ise “Kurban Bayramı’nın ikinci günü bıçağı temizlerken yanlışlıkla parmağımı kestim. Özel hastaneye gittim ve doktorla görüştüm. Doktor bize parmağın yapıştırılması gerektiğini söyledi. Parmağı pansumanın ardından yapıştırıp gönderdiler ve ilaç yazdılar. İlaç yazdıkları halde herhangi bir film, röntgen çekilmedi. Parmağımın kanaması devam edince ikinci akşam yine hastaneye gittik. Parmağıma dikiş attılar ve yine röntgen, film çekmeden herhangi işlem yapmadan gönderdiler. Bu süreçte pansumanlarımızı yaptırdık. Bundan sonra bize 10 gün süresince pansuman yapmamız gerektiğini söylediler. Bayram tatili olduğu için hiçbir yere gidemedik” diye konuştu.
“İKİNCİ GİTTİĞİM HASTANE SEBEBİYLE PARMAĞIMI KAYBETTİM”
Güleryüz, bayramın ardından başka bir özel hastaneye başvurduğunu anlatarak, “Buradaki hastanede acil ameliyata alınmam gerektiği söylendi. Burada da MR veya herhangi tetkik yapılmadan ameliyata alındım. Ondan sonra 2 kez daha ameliyat geçirdim. Bu süreçte doktorlar parmağımın kurtarılamayacağını söyledi. Parmağımın tendon damarı ve sinir damarı tutmadı. Parmağım çürümeye başladı. Bize yaptıkları teklif şu oldu; ‘Parmağı bükeriz, katlayıp geriye bırakırız’ dediler. Biz de kabul etmedik. ‘Çürümüş parmağı içeriye nasıl katlayabilirsiniz?’ dedik. Onlar da yapacak başka çarelerinin olmadığını söylediler. Biz de başka hastanelerden randevu aldık ve başka hastanelere gittik. Parmağın ampute edilmesi gerektiği söylendi. Parmağım ampute edildi. Büyük ihtimalle ikinci gittiğim hastane sebebiyle parmağımı kaybettim çünkü ameliyatlardan sonra herhangi röntgen ya da MR çekimi yapılmadı. Bunu doktora söylediğimiz halde doktor bizi dinlemedi. Bize ‘iyiye gidiyor’ dedi” ifadelerini kullandı.
“KOLUMDA METAL KALDIĞINI ÖĞRENDİK”
İkinci hastanedeki ameliyatların ardından kolunda ağrılar hissettiğini söyleyen Güleryüz, sözlerini şöyle noktaladı:
“Doktorlara bileğime doğru ağrılarım olduğunu sürekli ifade etmeme rağmen beni dinlemediler. Sonradan kolumda metal kaldığını öğrendik. Bunun ihmal olduğunu düşünüyoruz. Çünkü kola metal nasıl girebilir? Ben 9 aydır çalışamıyorum. Kalp rahatsızlığım sebebiyle yüzde 46 engelliyken şu anda yüzde 75 engelli durumuna düştüm. Erken emeklilik dilekçesi verdim ancak henüz sonuç gelmedi. Bu konuda çok mağdurum. Yetkililerin bunu duymasını istiyorum. Savcılığa suç duyurusunda bulunduk. Yaklaşık 9 aydır henüz soruşturma izni gelmedi. Süreci bekliyoruz, henüz dava açılmış değil. Kolumda bırakılan metal ilerliyor. Pazartesi günü bunun için de operasyon geçireceğim. Çıkarılıp çıkarılamayacağı net değil. Elimde titremelerim var, çalışamıyorum ve işveren tarafından işten çıkarıldım. Yetkililerden destek ve konunun incelenmesini talep ediyorum.”
Son günlerde yaşanan 2 ayrı üzücü olayın ardından,halkın huzur ve güvenliğini bozmak amacıyla sosyal medya üzerinden “korku algısı” operasyonu yürüten kişiler, Kocaeli İl Emniyeti’nin kararlı takibiyle yakayı ele verdi. Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, toplumu kaosa sürüklemek isteyen hesapları tek tek deşifre etti.
KOCAELİ’DE EŞ ZAMANLI BASKINLAR
Edinilen bilgilere göre, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan üzücü olayları istismar ederek asılsız paylaşımlarda bulunan ve tehditler savuran şahıslara yönelik Kocaeli merkezli operasyon gerçekleştirildi. Siber ekiplerinin titiz çalışması sonucu belirlenen adreslere yapılan baskınlarda, halk arasında infial yaratmaya çalışan 6 şüpheli gözaltına alındı. Kocaeli Emniyet Müdürlüğü’nün siber radarı sadece şehir merkeziyle sınırlı kalmadı. Derinleştirilen incelemeler sonucunda, başka illerde ikamet eden iki kişinin daha benzer şekilde halkı paniğe sevk eden paylaşımlar yaptığı tespit edildi. Kocaeli polisinin sağladığı istihbarat ve koordinasyonla, bu iki şahıs da bulundukları illerde emniyet güçlerince yakalanarak gözaltına alındı.
SİBER ZORBALARA SIFIR TOLERANS
Emniyet yetkilileri, sanal dünyada halkın güvenliğini hedef alan, asılsız iddialarla vatandaşları tedirgin eden her türlü provokatif faaliyete karşı mücadelenin aralıksız süreceğini belirtti. Gözaltına alınan şahıslar hakkında “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” ve “halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit” suçlarından yasal işlem başlatıldı.
MÜDÜR KARADUMAN: “ASLA FIRSAT VERMEYECEĞİZ”
Operasyonun ardından kısa bir değerlendirmede bulunan Kocaeli İl Emniyet Müdürü Faruk Karaduman, sanal dünya üzerinden toplumun huzuruna kastedilmesine izin vermeyeceklerini ifade etti. Karaduman, halkın sağduyulu olması gerektiğini belirterek şu ifadeleri kullandı “Halkımızın huzurunu bozmaya, yalan haber ve tehditlerle korku iklimi oluşturmaya çalışan hiç kimseye asla fırsat vermeyeceğiz. Kocaeli Emniyeti olarak sadece sokaklarda değil, sanal dünyada da suç ve suçluyla mücadelemiz kararlılıkla sürecek. Vatandaşlarımız müsterih olsun; siber zorbaların ve panik tacirlerinin her zaman ensesindeyiz.”
Kartepe ilçesinde seyir halindeki araçtan silahla ateş açılması ve mermilerin okula isabet etmesiyle ilgili çalışma başlatıldı. İhbar üzerine harekete geçen polis ekipleri, şüpheli aracı kısa sürede tespit ederek durdurdu. Araçta yapılan aramada ruhsatsız tabanca, bu tabancaya ait şarjör ve şarjöre basılı 13 fişek ele geçirildi. Araçta bulunan E.Ö., T.E. ve S.F.Ç. isimli şüpheliler hakkında adli işlem başlatıldı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden S.F.Ç., çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Sürücü E.Ö.’nün 1.60 promil alkollü olduğu tespit edilirken, Karayolları Trafik Kanunu’nun ilgili maddeleri kapsamında toplam 350 bin TL idari para cezası uygulandı.